İtalyan Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi: İkili Mukavelename ve Yargıtay Kararları

Summary

İtalya’da verilen mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizinde Türkiye–İtalya Mukavelenamesi, MÖHUK m. 54 ve Yargıtay’ın güncel yaklaşımı.

İtalya’da verilmiş bir hukuk mahkemesi kararının Türkiye’de icra edilebilmesi için kural olarak Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınması gerekir. Bu süreçte 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) yanı sıra Türkiye ile İtalya arasındaki ikili Mukavelename de önem taşır.

Türkiye ile İtalya arasındaki Mukavelename

Türkiye ile İtalya arasındaki düzenleme, “Türkiye ile İtalya Arasında Adli Himaye, Adli Makamların Hukuk ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Müzahereti ve Adli Kararların Tenfizi Mukavelenamesi” başlığını taşır. Mukavelename 10 Ağustos 1926’da imzalanmış; 16 Şubat 1929 tarihli ve 1394 sayılı Kanunla onaylanmış, 3 Mart 1929’da Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 15 Mayıs 1931’de yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle 3 Mart 1929, yürürlük tarihi değil yayımlanma tarihidir.

Mukavelenamenin özellikle 19–21. maddeleri yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfiziyle ilgili koşulları ve bazı usul güvencelerini düzenler. Bu maddeleri “karşılıklılık hükümleri” diye nitelemek yerine, Mukavelenamenin iki ülke arasındaki kararların tanınması ve tenfizi için oluşturduğu sözleşmesel çerçevenin parçası olarak açıklamak daha isabetlidir.

MÖHUK m. 54/1-a, tenfiz için Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, ilgili devlet hukukunda Türk mahkemesi kararlarının tenfizini mümkün kılan bir hüküm veya fiilî uygulama bulunmasını arar. İtalya’ya ilişkin bazı Yargıtay dosyalarında ikili Mukavelename, bu kapsamda akdî karşılıklılığın dayanağı olarak gösterilmiştir. Tanıma talebinde ise MÖHUK m. 58 uyarınca m. 54/1-a şartı aranmaz.

Yargıtay kararlarında İtalya uygulaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 6 Mart 2023 tarihli, E. 2020/5278, K. 2023/1319 sayılı dosyası, İtalya’dan gelen ticari bir ilamın tenfizi bakımından örnek gösterilebilir. Udine Mahkemesinin 12 Eylül 2011 tarihli ve 105.000 ABD doları tutarındaki kararında ilk derece mahkemesi, Türkiye ile İtalya arasındaki Mukavelenameyi ve karşılıklılığı tenfiz gerekçesinde değerlendirmiştir. Yargıtay tenfiz hükmünü onamıştır; ancak karşılıklılığı temyizde bağımsız ve çekişmeli bir sorun olarak ayrıca incelememiştir. Karar, ilk derece mahkemesinin sözleşmeye dayalı karşılıklılık tespitinin onama sonucunda ayakta kaldığını gösterir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18 Kasım 2019 tarihli, E. 2018/2605, K. 2019/5172 sayılı kararında da İtalya ile Türkiye arasındaki Mukavelenameye ve uyuşmazlığın bu düzenleme kapsamına girdiğine ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yer verilmiştir. Yargıtay’ın düzelterek onaması, esas olarak harç ve vekâlet ücreti hesabıyla ilgilidir. Karar, Mukavelenamenin reddedilmediğini gösterir; ancak karşılıklılığın Yargıtay’da ayrıca çekişmeli biçimde çözüldüğü şeklinde yorumlanmamalıdır.

Decreto ingiuntivo bakımından önemli gelişme, Hukuk Genel Kurulunun 15 Aralık 2022 tarihli, E. 2022/11-880, K. 2022/1750 sayılı kararıdır. Uyuşmazlığın ağırlık merkezi MÖHUK m. 50 anlamında bu İtalyan kararının kesinleşmiş ve tenfize elverişli bir ilam sayılıp sayılamayacağıdır. HGK’nın değerlendirmesi, belirli dosyadaki kararın niteliği ve İtalyan hukukundaki sonuçlarıyla sınırlı okunmalıdır; bütün decreto ingiuntivo kararlarının otomatik olarak tenfiz edileceği anlamına gelmez. HGK’dan sonra Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 5 Temmuz 2023 tarihli, E. 2023/3242, K. 2023/4172 sayılı kararıyla diğer temyiz itirazlarını inceleyerek hükmü onamıştır.

Sonuç

İncelenen İtalya dosyalarında ikili Mukavelename, sözleşmesel karşılıklılık ve tenfiz için temel dayanaklardan biri olarak gösterilmektedir. Bununla birlikte, kararların çoğunda bu husus Yargıtay önünde bağımsız ve çekişmeli bir mesele olmamış; yerel mahkemenin tespiti onama sonucunda ayakta kalmıştır. Her başvuruda yabancı kararın kesinleşmesi, karşı tarafın usulüne uygun biçimde dinlenme veya temsil edilme imkânı, Türk kamu düzeni ve tenfiz talebinin kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak: Nuray Ekşi, Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi, 2. baskı, Beta Yayınları, s. 462–463.


Yazar hakkında

Av. Gökhan Cindemir, uluslararası ticaret hukuku alanında doktora derecesine sahiptir. Çalışmaları milletlerarası özel hukuk, sınır ötesi uyuşmazlıklar ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi konularına odaklanır.

İtalyan Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi: İkili Mukavelename ve Yargıtay Kararları was last modified: Ekim 23rd, 2026 by Gökhan Cindemir

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye ile İtalya arasındaki Mukavelename hakkında neler geçerlidir?

Türkiye ile İtalya arasındaki düzenleme, “Türkiye ile İtalya Arasında Adli Himaye, Adli Makamların Hukuk ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Müzahereti ve Adli Kararların Tenfizi Mukavelenamesi” başlığını taşır. Mukavelename 10 Ağustos 1926’da imzalanmış; 16 Şubat 1929 tarihli ve 1394 sayılı Kanunla onaylanmış, 3 Mart 1929’da Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 15 Mayıs 1931’de yürürlüğe girmiştir.

Yargıtay kararlarında İtalya uygulaması hakkında neler geçerlidir?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 6 Mart 2023 tarihli, E. 2020/5278, K. 2023/1319 sayılı dosyası, İtalya’dan gelen ticari bir ilamın tenfizi bakımından örnek gösterilebilir. Udine Mahkemesinin 12 Eylül 2011 tarihli ve 105.000 ABD doları tutarındaki kararında ilk derece mahkemesi, Türkiye ile İtalya arasındaki Mukavelenameyi ve karşılıklılığı tenfiz gerekçesinde değerlendirmiştir.

Yazar hakkında hakkında neler geçerlidir?

Av. Gökhan Cindemir, uluslararası ticaret hukuku alanında doktora derecesine sahiptir. Çalışmaları milletlerarası özel hukuk, sınır ötesi uyuşmazlıklar ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi konularına odaklanır.