İlk kez Nick Szabo tarafından ortaya konulan akıllı sözleşme kavramı, blokzincir teknolojisinden daha eskiye dayanmaktadır. Ethereum’un 2015 yılında kullanıma girmesiyle akıllı sözleşmeler, tarafların iradelerinin kodla ifade edildiği ve belirlenen şartlar gerçekleştiğinde işlemlerin otomatik olarak yürütüldüğü bir mekanizma hâline gelmiştir. Buradaki “akıllı” ifadesi, yapay zekâyı değil; sözleşmenin verilerle etkileşime girerek önceden belirlenen işlemleri gerçekleştirebilmesini ifade eder. Akıllı sözleşmelerin hukuki niteliği konusunda bunların escrow benzeri bir yapı oluşturduğu veya mahkeme kararına ihtiyaç duyulmadan sözleşmenin ifasını sağladığı yönünde farklı görüşler bulunmaktadır. Merkeziyetsiz yapıları nedeniyle uygulanacak hukuk ve yetkili mahkemenin belirlenmesi de önemli bir sorundur. Türk hukukunda akıllı sözleşmelere ilişkin özel bir tanım bulunmamaktadır. Bununla birlikte, geçerli bir irade uyuşması mevcutsa bu işlemler Türk Borçlar Kanunu, elektronik sözleşmeler ve ispat kuralları çerçevesinde hukuki sonuç doğurabilir. Yazar: Av. Dr. Gökhan Cindemir – Avrupa Kripto Varlık Piyasaları Tüzüğü kitabının yazarı.
Akıllı Sözleşmeler ve Türk Hukukundaki Yeri was last modified: Temmuz 19th, 2026 by
Categories: