Kripto varlıkların finansal piyasalarda giderek daha fazla kullanılması, Türk sermaye piyasası hukukunda yeni bir düzenleme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Kripto varlıklar yalnızca yatırım amacıyla kullanılan dijital değerler değildir. Aynı zamanda saklama, transfer, alım-satım, piyasa gözetimi, yatırımcıların korunması ve teknolojik altyapı güvenliği gibi birçok hukuki konuyla bağlantılıdır. Türkiye’de kripto varlıklara ilişkin ilk temel kanuni düzenleme, 7518 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılmıştır. Bu Kanun, 2 Temmuz 2024 tarihli ve 32590 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu da aynı tarihli duyurusunda, Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin sürecin başladığını açıklamıştır. 7518 sayılı Kanun, kripto varlıkları tamamen bağımsız ve denetimsiz bir alan olarak bırakmamış; bu alanı sermaye piyasası hukukunun düzenleme ve denetim mantığı içinde ele almıştır. Kanun ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na kripto varlık, kripto varlık hizmet sağlayıcısı, platform, saklama hizmeti ve cüzdan gibi temel kavramlar eklenmiştir. Bu düzenlemenin temel amacı, kripto varlık piyasasında faaliyet gösteren aktörlerin belirli bir hukuki çerçeve içinde hareket etmesini sağlamaktır. Böylece piyasa güvenilirliğinin artırılması, yatırımcıların korunması, müşteri varlıklarının güvence altına alınması ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının denetlenebilir hâle getirilmesi hedeflenmiştir. Bu yönüyle 7518 sayılı Kanun, Türk hukukunda kripto varlıkların kanuni düzeyde tanınması bakımından bir başlangıç noktasıdır. Ancak Kanun, tüm ayrıntıları tek başına düzenlememektedir. Birçok teknik ve uygulamaya yönelik konu, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemelere bırakılmıştır. 7518 sayılı Kanun ile Türk hukukunda kripto varlık kavramı açıkça tanımlanmıştır. Buna göre kripto varlıklar; dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik ortamda oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklardır. Bu tanımda özellikle üç unsur dikkat çekmektedir. İlk olarak, kripto varlıkların teknolojik temeli vurgulanmıştır. İkinci olarak, bu varlıkların dijital ağlar üzerinden dağıtılabilmesi esas alınmıştır. Üçüncü olarak ise kripto varlıkların “değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar” olduğu belirtilmiştir. “Gayri maddi varlık” ifadesi, Türk hukuku bakımından önemlidir. Çünkü bu kavram, kripto varlıkların fiziki bir eşya olmadığı; ancak ekonomik ve hukuki değer taşıyabilen bir varlık türü olarak kabul edildiği anlamına gelir. Bu yaklaşım, ileride kripto varlıkların özel hukuk, icra hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve vergi hukuku bakımından değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Kanun’un getirdiği en önemli kavramlardan biri kripto varlık hizmet sağlayıcısıdır. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı; platformları, kripto varlık saklama hizmeti sağlayan kuruluşları ve Kanun’a dayanılarak yapılacak düzenlemelerde kripto varlıklarla ilgili hizmet sağlamak üzere belirlenen diğer kuruluşları kapsamaktadır. Bu tanım, kripto varlık piyasasında faaliyet gösteren aktörlerin yalnızca alım-satım platformlarından ibaret olmadığını göstermektedir. Saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar, teknik altyapı sunan yapılar ve ileride düzenlemelerle belirlenecek diğer hizmet sağlayıcılar da bu çerçevede değerlendirilebilir. Kanun’a göre kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluş ve faaliyete geçme süreçleri Sermaye Piyasası Kurulu’nun iznine tabidir. Ayrıca bu kuruluşların bilgi sistemleri ve teknolojik altyapılarına ilişkin belirli kriterleri karşılamaları gerekmektedir. Bu yaklaşım, kripto varlık piyasasında yalnızca mali yeterliliğin değil, teknik güvenliğin de düzenleyici denetimin önemli bir parçası hâline geldiğini göstermektedir. Türk hukukunda platform kavramı, kripto varlık işlemlerinin yürütüldüğü temel yapılardan birini ifade etmektedir. Platformlar; kripto varlıkların alım-satımına, ilk satış veya dağıtımına, takasına, transferine ve bu işlemlerin gerektirdiği saklama faaliyetlerine aracılık eden kuruluşlar olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle platformlar, kripto varlık piyasasının yalnızca teknik altyapısını sağlayan yapılar değildir. Aynı zamanda kullanıcıların varlıklarına eriştiği, işlem yaptığı, emir verdiği ve piyasa hareketlerine katıldığı ana yapılardır. Bu durum, platformların düzenlenmesini yatırımcıların korunması açısından önemli hâle getirmektedir. Platformların faaliyet esasları, müşteri varlıklarının korunması, işlem güvenliği, kayıtların tutulması, çıkar çatışmalarının önlenmesi ve piyasa gözetimi gibi konular, Türk kripto varlık hukukunun temel başlıkları arasında yer almaktadır. Kripto varlık piyasasında saklama hizmeti, klasik finansal piyasalardaki saklama hizmetlerinden farklı teknik özellikler taşır. Çünkü kripto varlıklara erişim çoğu zaman özel anahtarlar aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu nedenle saklama hizmeti yalnızca bir varlığın tutulması değil, aynı zamanda bu varlığa erişim sağlayan teknik unsurların güvenli şekilde korunması anlamına gelir. 7518 sayılı Kanun’da kripto varlık saklama hizmeti, platform müşterilerinin kripto varlıklarının veya bu varlıklara ilişkin cüzdandan transfer hakkı sağlayan özel anahtarların saklanması, yönetimi veya Kurulca belirlenecek diğer saklama hizmetleri olarak düzenlenmiştir. Bu tanım, müşteri varlıklarının güvenliği bakımından önemlidir. Kripto varlıkların kaybı, özel anahtarların ele geçirilmesi veya yetkisiz transferler, yatırımcılar açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle saklama hizmeti sağlayan kuruluşların teknik altyapısı, iç kontrol sistemi ve sorumluluk rejimi, uygulamada büyük önem taşıyacaktır. 7518 sayılı Kanun’un dikkat çekici yönlerinden biri de cüzdan kavramını açıkça tanımlamasıdır. Cüzdan, kripto varlıkların transfer edilebilmesini ve bu varlıkların ya da bunlara ilişkin özel ve açık anahtarların çevrim içi veya çevrim dışı olarak depolanmasını sağlayan yazılım, donanım, sistem veya uygulamalar olarak ifade edilmektedir. Bu tanım, kripto varlıkların teknik yapısının hukuki metne yansıtılması bakımından önemlidir. Çünkü kripto varlık uyuşmazlıklarında çoğu zaman temel mesele, varlığın kime ait olduğu kadar, bu varlığa fiilen kimin erişebildiği sorusudur. Özel anahtarın kimde bulunduğu, cüzdanın nasıl yönetildiği, çevrim içi veya çevrim dışı saklama yöntemlerinin nasıl kullanıldığı ve transfer yetkisinin kim tarafından kullanılabildiği gibi konular, hukuki uyuşmazlıklarda belirleyici hâle gelebilir. 7518 sayılı Kanun, kripto varlık piyasasına ilişkin birçok ayrıntılı konunun düzenlenmesi bakımından Sermaye Piyasası Kurulu’na geniş yetkiler tanımıştır. Bu kapsamda kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluşu, faaliyete başlaması, ortaklık yapısı, yöneticileri, sermaye yeterliliği, bilgi sistemleri, teknolojik altyapısı ve faaliyetlerinin durdurulması gibi konular SPK’nın düzenleme alanına girmektedir. Nitekim SPK tarafından kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin ikincil düzenlemeler de yayımlanmıştır. SPK’nın açıklamasına göre III-35/B.1 sayılı Tebliğ kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluş ve faaliyet esaslarını; III-35/B.2 sayılı Tebliğ ise çalışma usul ve esasları ile sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Bu gelişme, Türkiye’de kripto varlık hukukunun yalnızca Kanun metniyle sınırlı olmadığını göstermektedir. Kripto varlık piyasasının uygulamaya dönük esasları, SPK’nın ikincil düzenlemeleri ve kurul kararlarıyla şekillenmeye devam etmektedir. Kripto varlıklar gibi teknik ve yeni alanlarda, kanun metni kadar kanunun genel gerekçesi de önemlidir. Çünkü kanun metninde açıkça yer almayan bazı kavramlar, genel gerekçede açıklanabilir veya kanun koyucunun düzenleme amacı bu metinlerden anlaşılabilir. 7518 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, kripto varlıkların geniş bir ürün yelpazesini kapsadığı ifade edilmektedir. Bu yaklaşım önemlidir. Çünkü kripto varlıklar tek tip varlıklar değildir. Bazıları ödeme işlevi görebilir, bazıları yatırım aracı niteliği taşıyabilir, bazıları belirli bir hizmete erişim sağlayabilir, bazıları ise dijital içerikler veya fikri haklarla bağlantılı olabilir. Bu nedenle Türk hukukunda kripto varlıkların zaman içinde daha ayrıntılı şekilde sınıflandırılması gerekebilir. Kanun’un genel gerekçesi, bu konuda ileride yapılacak düzenlemeler için yorumlayıcı bir kaynak işlevi görebilir. 7518 sayılı Kanun, Türk kripto varlık hukuku bakımından önemli bir başlangıçtır. Ancak kripto varlık piyasasının karmaşık yapısı dikkate alındığında, bu alanın yalnızca temel tanımlarla düzenlenmesi yeterli olmayacaktır. Özellikle müşteri varlıklarının korunması, platformların sorumluluğu, saklama hizmetlerinde teknik standartlar, piyasa bozucu eylemler, işlem kayıtlarının tutulması, tüketici ve yatırımcı hakları, siber güvenlik, reklam ve tanıtım faaliyetleri, kripto varlıkların haczi, miras yoluyla intikali ve vergi boyutu gibi konularda uygulamada yeni hukuki tartışmaların ortaya çıkması beklenebilir. Bu nedenle Türk hukukunda kripto varlık düzenlemelerinin kademeli olarak gelişmesi doğaldır. Kanun, bu gelişim için ilk hukuki zemini oluşturmuş; ayrıntılı düzenlemeler ise SPK’nın ikincil düzenlemeleri ve uygulamadaki ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenmeye başlamıştır. Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikler, Türkiye’de kripto varlıkların hukuki statüsü bakımından önemli bir dönüm noktasıdır. 7518 sayılı Kanun ile kripto varlıklar ilk kez kanuni düzeyde tanımlanmış; kripto varlık hizmet sağlayıcıları, platformlar, saklama hizmeti ve cüzdan gibi temel kavramlar Türk sermaye piyasası hukukuna dahil edilmiştir. Bununla birlikte, kripto varlık piyasasının teknik ve ekonomik yapısı dikkate alındığında, bu alanın zaman içinde daha ayrıntılı düzenlemelere ihtiyaç duyacağı açıktır. SPK’nın ikincil düzenlemeleri, bu sürecin başladığını göstermektedir. Türk hukukunda kripto varlık düzenlemesinin temel amacı, piyasanın tamamen serbest bırakılması değil; yatırımcıların korunması, piyasa güvenilirliğinin sağlanması, hizmet sağlayıcıların denetlenmesi ve teknolojik altyapının güvenli hâle getirilmesidir. Bu nedenle kripto varlık alanında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların, yalnızca teknolojik gelişmeleri değil, Türk sermaye piyasası hukukundaki düzenleyici gelişmeleri de yakından takip etmesi gerekmektedir.7518 Sayılı Kanun’un Türk Sermaye Piyasası Hukukundaki Yeri
Kripto Varlıkların Kanuni Tanımı
Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı Kavramı
Kripto Varlık Platformları
Kripto Varlık Saklama Hizmeti
Cüzdan Kavramının Kanunda Tanımlanması
Sermaye Piyasası Kurulu’nun Düzenleme ve Denetim Yetkisi
Kanun’un Genel Gerekçesinin Önemi
Türk Hukukunda Kripto Varlık Düzenlemesinin Gelişim İhtiyacı
Sonuç
Sermaye Piyasası Kanunu’nda Kripto Varlık Düzenlemesi was last modified: Nisan 30th, 2026 by
Categories: