Bisiklet Kazalarında Tazminat

Nisan 17, 2020 Gökhan Cindemir 0 Comments

Ülkemizde yurt dışında olduğu kadar yaygın bisiklet kullanımı olmasa da Karayolları Trafik Kanunu’nda da belirtildiği üzere bisiklet, motorsuz taşıtlar sınıfında yer alan bir taşıma aracıdır. Henüz bisiklet yolları çoğunlukla sahillerde bulunsa da, günlük hayatında bir çok yere ulaşımını bisikletle sağlayan insanlar bulunmaktadır. 2017 yılındaki verilere göre; yoğun trafik, yüksek yakıt fiyatları nedeniyle son yıllarda ulaşım aracı olarak daha çok kullanılmaya başlayan bisikletlerin karıştığı kaza sayısı oldukça fazladır. 2017 yılının ilk dokuz ayında 6 bin 223 bisiklet trafik kazasına karışmış. Otobüslerden ve kamyonlardan fazla kaza yapan bisikletler sıralamada 5.dir.

Trafik kazalarında nasıl başka bir otomobile ya da yayaya çarpma sonucu zarar görenlerin tazminat hakkı var ise, kazada zarar gören bisikletlinin de tazminat hakkı bulunmaktadır.

Trafik kazaları sonucunda çoğu zaman çarpma sonucu bedensel yaralanmalar, kemik kırılması ya da organ ve uzuv kayıpları meydana gelmektedir. Bu durumlarda trafik kazası sonucu kayba uğrayanın kendisi ya da kişi hayatını kaybetmiş ise mirasçıları, ortaya çıkan maddi ve manevi zararların telafi edilebilmesi için tazminat davası açmaları gerekmektedir.

Trafik kazası geçiren bisikletlinin yaralanması sonucu tazminat davası açılırken kazada ne kadar yara aldığı ve vücudunda kalıcı hasara uğradığı dikkate alınarak tazminat talep edilmesi gerekmektedir. Dava açma hususunda öncelikle davayı kime karşı açacağımızı belirlemememiz gerekir. Kazaya sebep olan sürücü kusurlu olmayabilir ya da ekonomik durumu yeterli olmayabilir. Bu gibi durumlarda tazminat davası sürücünün sigortalı olduğu sigorta şirketine karşı açılır. Bu sebeple sigorta şirketine karşı açılacak dava, en isabetli sonuçları doğuracaktır. Karayolları Trafik Kanunu Madde 97  “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.” hükmünü içermektedir. Davanın açılacağı sigorta şirketi kazaya sebebiyet verenin trafik veya kasko poliçesini hazırlayan sigorta şirketi olacaktır. Bu sigorta şirketleri birbirinden farklı şirketler ise her ikisine birlikte dava açılması da mümkündür. Trafik sigorta limitinin aşılması durumunda ise Kasko Poliçesinin devreye gireceğini unutmamakta da fayda olacaktır.

Ülkemizde tazminat davalarının uzun sürmesi sebebiyle, tazminatlara ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmanın tazminatlara ulaşmakta daha hızlı bir yöntem olduğunu söylemek gerekir. Ancak hem mahkemelerde dava açarken hem de Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvururken dikkat edilmesi gereken şeylerden en önemlilerinden biri de zamanaşımı süreleridir. Trafik kazasında yaralanan bisikletliye çarpan sürücünün sigortalı olduğu sigorta şirketine karşı dava açılırken kaza tarihinden itibaren  en az 8 yıllık zaman aşımı süresi içinde davanın açılması gerekmektedir.

Trafik kazası geçiren bisikletlinin tazminat davası için ihtiyaç duyduğu bazı raporlar vardır. Bunlardan ilki maluliyet raporudur. Eğer kazaya uğrayan kişide bir maluliyet oluştuysa bu rapor alınır ve kazaya uğrayanın maddi zararlarının karşılanması için bu rapora göre hareket edilir. Bu raporda yazan maluliyet oranına göre tazminat miktarı belirlenecektir. İkinci durumda ise bisikletlinin vücudunda gerçekleşen geçici yaralanmaları ve kırılmaları gösteren geçici iş göremezlik raporunun alınması gerekir. Geçici iş göremezlik raporunda kazaya uğrayanın ne kadar süre ile iş göremez olduğu yazmakta ve bu süre içinde kişi çalışamayacağından tazminata bu süre içindeki maddi kaybı da eklenecektir. Yine bu raporlara göre bisikletlinin vücuduna platin takılmış ya da takılacak ise tazminat miktarları değişecektir.

Trafik kazasına uğramış olan bisikletli eğer hayatını kaybetmiş ise mirasçıları destekten yoksun kalma tazminatı alabilir. Ayrıca cenaze giderleri de mirasçılar tarafından talep edilebilecektir.

Bisiklet Kazalarında Tazminat was last modified: Nisan 17th, 2020 by Gökhan Cindemir