Asansör Kazası Tazminat Davası

Her geçen gün artmakta olan kat sayıları sebebiyle ihtiyaç duyulan asansörlerin sayısı da sürekli artmaktadır. Artık günlük yaşantımızın vazgeçilmezi haline gelen asansör kullanımı hayatın doğal akışında sıradan bir durum haline gelmiştir. Hayatımızı kolaylaştıran teknoloji her zaman olduğu gibi aynı zamanda da bir tehlike unsurudur. Bakım şirketi tarafından gereği gibi bakımı yapılmayan ya da ülkemizde çokça rastlanan “nasıl olsa bir şey olmaz(!)” düşüncesi ile bina sahipleri veya bina sorumlularınca gereği gibi ve zamanında bakımı yaptırılmayan asansörlerin kaza yapması veyahut asansör düşmesi olayının yaşanması halinde yaşanan zararın nasıl tazmin edilebileceğini anlatmaya çalışacağız.

Türk Medeni Kanunu 684. md.’de düzenlendiği üzere binanın bütünleyici parçalarını da bina kavramı içine dahil edebiliriz. Asansör de balkon, çatı, merdiven gibi bir bütünleyici parça olması sebebiyle bina kavramı dahilindedir.

Bu sebeple asansörde meydana gelebilecek yaralanma ve ölümler için yapı ve bina sahibinin kusursuz sorumluluğuna dayanarak tazminat talebinde bulunulmalıdır. Ayrıca ceza davasını gerektirecek durumların doğması halinde ceza davasının da takibi eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Ceza davasının sonucu tazminat davasında kusurun belirlemesinde önemli derecede etkili olacağından her iki davanın da özenle takibi gerekmektedir.

Hukuk sisteminde ayrı bir sorumluluk türü olan kusursuz sorumluluk kavramı daha geniş bir sorumluluk doğurmaktadır. Türk Borçlar Kanunu 69. maddesine göre: “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.” Kusursuz sorumluluk kavramında yapı maliki bu sorumluluğu gereği objektif olarak kişi şartların gerektirdiği tüm özeni göstermiş olduğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulamaz. Yapı malikinin kusuru bulunduğu takdirde sorumluluğu ağırlaşacaktır.

Bina sahibi veya bina sorumlusu; bina asansörünün, Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği’ne uygun olarak güvenli bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla ayda en az bir defa düzenli olarak bakımını yaptırmaktan sorumludur. Ayrıca Kullanıcıların can ve mal güvenliğinin tam olarak sağlanması amacı ile gerek kullanım hatalarından, gerekse harici müdahalelerden meydana gelebilecek tehlikelerden bina maliki sorumludur. Bu tip kaza ve hasarların önlenmesi için ilk yıllık kontrolün, asansörün piyasaya arz edildiği tarih itibarıyla bir yılın sonunda yaptırılmalı, devamında ise yılda en az bir kere yenilenmelidir.

Eğer bina inşaat halinde ise inşaatta yaşanan asansör kazası sonucunda inşaat sahibi sorumludur. Bu durumda iş veren-işçi ilişkisi bulunuyorsa iş hukuku hükümlerine göre tazminat talebi yapılmaktadır.

Asansör kazası mağduru kişi veya kazının mağdurunun vefatı ile sonuçlandığı durumda geride kalan destekten yoksun kalanların çeşitli tazminatları talep etme hakları bulunmaktadır.

Asansör kazasının, mağdurun vefatı ile sonuçlanması durumunda, mirasçılar destekten yoksun kalmaları ve cenaze masrafları nedeniyle tazminat talep etme hakkına sahiptir. Tazminat ayrıca mağdurun vefatından kaynaklanan depresyon, üzüntü, keder ve acı gibi manevi zararları telafi etmek için de talep edilebilir.

 

Kişi kaza nedeniyle sakat kalırsa, sakatlığın şiddetine ve güç kaybına bağlı olarak tazminat talep edebilir. Sakatlık oranı, tazminat miktarının belirlenmesi için son derece önemlidir. Kişi sakatlık oranına göre meydana gelecek iş ve güç kaybına göre zararını talep edebilecek, tedavi masraflarını isteyebilecek ve manevi tazminata hak kazanabilecektir. Ayrıca, araçlara veya eşyalara verilen zararların karşılanmasını istenebilecektir.

Asansör kazası sonucunda yaralanma meydana geldiyse; Yaralanan kişi Meydana gelen iş ve güç kaybı nedeniyle iş ve güçten yoksun kalınan gün boyunca, çalışamadığı ve kazançtan yoksun kaldığı için, çalışamadığından yoksun kaldığı kaybı, tedavi görmüşse tedavi masraflarını isteyebilecektir ve hatta manevi tazminat talebinde de bulunabilecektir.

Tazminat miktarlarının tespiti de başka bir önemli husustur. Bu hususta ceza davası da önemli rol oynamaktadır. Zira Ceza yargılamasında belirlenecek kusur oranları doğrudan ya da dolaylı olarak hukuk davasında verilecek tazminatın miktarını etkilemektedir. Bu sebeple davaları takip edecek hukuk uzmanlarının çift yönlü olması Borçlar Hukuku ve iş hukukunun yanı sıra ceza hukuku davalarında da gerekli yetkinliğe sahip olması önem arz edecektir.

Bu konuyla ilgili örnek Yargıtay kararları dan bir kaçını çalışmamızın sonunda bulabilirsiniz.

 

T.C. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

 

E.2011/6669 K. 2011/8407 T. 14.7.2011

Özet: Davalı site yönetim kurulu asansörün bakımı için davalı Ltd. ޞti ile sözleşme yapmıştır. Bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere hem site yönetimi hem de asansör bakım şirketi asansörlerin eski olduğunu, tehlike arzettiğini, güvenlikli olmadığını bildikleri halde revizyona tabi tutarak yenilememeleri ve aylık bakım kartlarını düzenlememek ve kontrol etmemekle kusurları bulunması nedeniyle desteğin içinde bulunduğu asansörün düşmesine ve sonuçta da desteğin ölümüne neden olmuşlardır.

Site yönetim kurulu kusurları nedeniyle yönetim kurulu başkanı ile birlikte sorumlu tutulmaları gerekir. Davalı site yönetim kurulu başkanının mahkum olması diğer yönetim kurulu üyelerini sorumluluktan kurtarmaz. Davalı asansör bakım şirketinin elemanları da kusurlu bulunmuş olup çalışanlarının ihmal ve kusurlarından dolayı şirket olarak sorumlu olması gerekir.

 

Dava: Davacı Mustafa E. ve diğerleri vekili tarafından, davalı Cumali A. ve diğerleri aleyhine 01/07/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar Ekrem D., Cumali A., Erdoğan K. ile Hasan A. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen 30/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalı Ekrem D. vasisi taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

 

Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıların desteğinin bindiği asansörün düşmesi sonucunda ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, ceza davası sonucu kusurları bulunduğu belirlenen G… Sitesi yöneticisi Ekrem D., asansör bakım şirketi müdürü Cumali A. ve asansör bakım şirketinin site görevlileri Erdoğan K. ile Hasan A. hakkındaki davanın bir bölümünün kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar ile davalılardan Ekrem D. tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar davalarını G… Sitesi yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile asansörün bakımını yapan A…-Asansör Müh. San.Ltd.Şti’ne karşı da yöneltmişlerdir. Ceza Mahkemesi dosyasında tüzel kişilerin sorumluluğu bulunmayacağından gerçek kişiler asansör firması müdürü Cumali A. ile sitenin yönetim kurulu başkanı Ekrem D. kusurları oranında cezalandırılmışlardır. Ceza Mahkemesinin hükme esas aldığı 15.3.2004 tarihli bilirkişi raporuna göre asansörün işletme ruhsatının olmadığı, yıllık kontrollerinin yaptırılmadığı, yetki belgesi olmayan personele asansörün bakım ve kontrol işlerinin yaptırıldığı ve eksik halat kepçesi ve düzgün çalışmayan paraşüt fren sistemi ile asansörün çalışmasına izin verildiği anlaşılmaktadır. Davalı site yönetim kurulu asansörün bakımı için davalı A…-San Ltd. ޞti ile sözleşme yapmıştır. Bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere hem site yönetimi hem de asansör bakım şirketi asansörlerin eski olduğunu, tehlike arz ettiğini, güvenlikli olmadığını bildikleri halde revizyona tabi tutarak yenilememeleri ve aylık bakım kartlarını düzenlememek ve kontrol etmemekle kusurları bulunması nedeniyle desteğin içinde bulunduğu asansörün düşmesine ve sonuçta da desteğin ölümüne neden olmuşlardır.

Site yönetim kurulu kusurları nedeniyle yönetim kurulu başkanı Ekrem D. ile birlikte sorumlu tutulmaları gerekir. Davalı site yönetim kurulu başkanı Ekrem D.’in mahkum olması diğer yönetim kurulu üyelerini sorumluluktan kurtarmaz. Davalı asansör bakım şirketi A…-San şirketinin elemanları da kusurlu bulunmuş olup çalışanlarının ihmal ve kusurlarından dolayı şirket olarak sorumlu olması gerekir. Yerel mahkemece yönetim kurulu başkanı Ekrem D. yanında yönetim kurulu üyeleri Necati E., Hamit B., Cemil D. ve Osman D.’in ayrıca A…-Asansör Müh. San. Ltd. Şti.’nin de diğer sorumlu tutulan davalılar ile birlikte uğranılan zarardan müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken adı gecen davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle taraflar yararına bozulmasına, tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Asansör Kazası Tazminat Davası was last modified: Haziran 24th, 2020 by Gökhan Cindemir